ESKİLERDEN – 1

Eskilere gidesim geldi. Lise çağlarında neler dinlerdik? Nelerle hoplayıp zıplardık? Kimlerin posterlerini asardık duvarlarımıza? Şimdi, teee ilkokula, lambada zamanlarına gitmek vardı ama çok da uzağa gidesim yok. Lise zamanları daha çılgındı. Bu çılgınlığın en büyük sebeplerinden birisi de tabii ki Fatboy Slim’di. Ders çalışmamak için bir uğraş arar dururken kendimi Fatboy Slim dinlerken bulurdum. Çok da güzel olurdu. Right Here, Right Now… Part time ödev yapmakla hükümlü olduğum günlerden birinde kaset çaları sesini fazla açmamla, babam odama bitivermişti. Kaset çalar, en ağır aksak döndürgeciyle kasedin bandını döndürmeye çalışırken, babam Fatboy Slim posterine uzun uzun bakıp, bunları mı dinliyorsun sen diye sormuştu. Sonra, 80′lerin Orhan Baba imajıyla nasihat vermişti: Bunları çok dinlemek insanı aptal eder, alokolik yapar, uyuşturucuya bağlar. Bilinçüstü aydınlanmalar yaşamıştım o gün :)

Buradaki linke bi’ tıkla, bi’ dinle.

KEYF-İ HAYAL

Dün akşam Beyoğlu Hayal Kahvesi’ne gittik. Avrupa Yakası’nın ‘Yaprak’ı, Hale Caneroğlu vardı sahnede. Televizyon dışında bir yerde görmek, hatta şarkı söylediğini görmek çok tuhaftı. Kız kıpır kıpır, yerinde duramıyor şarkı söylerken. Hakkını da verelim; çok güzel sesi var. Eğlenceye geç açıldık aslında. İşte yoğun bir gün yaşadık. Ardından arkadaşlar çivi çiviyi söker dediler, yorgunsak daha da yorulalım dediler. Beni de oyunlarına alet ettiler. Ama ne yalan söyleyeyim, cidden güzel bir geceydi. Gidin, eğlenin. Kokuşmayın evde.

Bu arada, Hale:

New York’ta The Neighborhood Playhouse tiyatro okulunda okumuş, orada iki müzikalde rol almış.

AİLE SAADETİ TATİLLERİ KATLEDİYOR

 

 

Aile saatdeti tatilleri katlediyor, yetkilileri görev başına  çağırıyorum. Tatil için süper hayaller kurarken aile saadetimizin aile bireyleri tarafından hatırlanması, tüm planlarımı suya düşürdü. Gerçi bizimkilere de hak vermiyor değilim. Ayda yılda bir toplanıp, bir şeyler yapabildiğimiz için onlar da ufak tefek tatilleri fırsat biliyorlar. Hele babam! 2-3 ayda bir eve geliyor. Bu babamın elinde olan bir şey değil tabii. İşi gereği, araştırma-geliştirme projeleri üzerinde çalışırken sürekli işinin başında olması gerekiyor. Neyse günlükçüğüm, hayalimdeki tatili yapamanın verdiği iç huzursuzluğunu paylaşayım istedim.

İKİ BARDAKLIK AŞK HİKAYESİ

Çok heyecanlıyım. Parmaklarım kıpır kıpır. Bugün, herkesin başına gelebilecek bir şey anlatmak istedim. İki duraklık İETT aşklarını bilirsiniz. “Yok ya, nerden bilelim” demeyin. Yemem! Neyse, bugün bu olayın ‘iki bardaklık’ versiyonunu yaşadım. Sabahları, alarmı ertelemekten kahvaltı yapamadığım için pastaneye veya kafeye giderim. İşte, gündelik hayatın sıradan bir kahvaltısını daha aradan çıkarmak için her zaman uğradığım pastaneye gittim. Açmamı, çayımı aldım, dışarıdaki masalardan birine oturdum. Bi’ yandan kahvaltımı yapıp, bi’ yandan önümdeki kitabımı okuyordum. Tak! Karşı masamın sandalyesi çekildi ve ‘o’ karşıma oturdu. Ben küçük kaçamaklarla ona bakıp, kitabıma kaldığım yerden devam ediyordum ki son bakışımı havada yakaldı. Ve öylece donakaldım. Ben, “rezil oldun kızım” derken, eleman hafif bir gülümseme fırlattı ve havada yakaladığı bakışıma artistik bir vole çaktı. Bu arada ikinci çayımı höpürdetiyordum. Fena heyecan yaptım. Bir şeyler olacak galiba derken, eleman kolasını bitirdi, sandalyesini çekti ve gitti. Ya yuh kardeşim! Dur iki dakika daha, n’olacak. Çayımı bitereyim, kalkardık beraber. Neyse efendim, iki bardaklık aşk hikayesi yaşadım bugün. Sonra işime gittim.

CUMA EĞLENCESİ

Böyle yoğun ve yağmurlu bir haftanın son gününde bir şeyler yapmak lazım. Arkadaşım, yarın akşam (cuma) Club Zero’da bir parti veriyor. Giriş için herhangi bir ücret veya davetiyeye gerek yok. Girişte parola sorarlarsa “Kutu Kutu Pense” demeniz yeterli. 

Yer: Club Zero / Taksim

Saat: 22:30

Parola: Kutu Kutu Pense

CURLY TRIO, Elif Çağlar

Dinlemekten en çok keyif aldığım topluluklardan Curly Trio bu akşam Nardis Jazz Club’da sahne alıyor. Kendilerini en son geçen sene Jazz Stop’ta izlemiş ve gerçekten de etkilenmiştim. Özellikle de vokalden… Elif Çağlar’dan.

Elif Çağlar’ın New York’taki ünlü caz müzisyenleri Michael P. Mossman, Antonio Hart, Sheila Jordan gibi efsanevi sanatçılarla çalışma fırsatı bulduğunu biliyorum.

Bu gece “Curly Trio” ile farklı repertuarı ve müthiş yorumu ve daha önce birçok oluşumda beraber çalmış gitaristler Cem Tuncer ile Kerem Türkaydın’ın eşlikleri ve soloları eşliğinde keyifli bir gece yaşayacağız.

Ben orada olacağım. 

Tarih : 14 Ekim Salı 2008 / 21:30

Fiyat : Giriş: 25 YTL, Öğrenci: 15 YTL

Yer : Nardis Jazz Club

Adres : Kuledibi Sokak. No: 14 Galata İstanbul

Tel : 0 212 244 63 27

TREND HUNTER’DAN YÜKSELENLER

Belli dönemlerde dünyanın en yüksek gökdelenlerini derleyen, mimarlık, tasarım, moda ve sanat blogu Trend Hunter son zamanlarda inşa edilen, projesi hazırlanan ya da eğlenceye hizmet eden en yüksek ve en büyük binaları tekrar bir araya getirdi. Dünyanın en yükseği, en büyüğü ve en muazzamı olmak için yarışan projelerin tek limiti gökyüzü gibi görünüyor. 

Ayrıca: www.trendhunter.com

MAMMA MIA AA!

Broadway’de tüm zamanların en çok hasılat yapan gösterisi ünvanını taşıyan Mamma Mia Müzikali İstanbul’a geliyor. Müzikal, 2 saati aşkın süreyle ve neşesiyle izleyenleri ayağa kaldırıyor.1999 yılından bu yana 170′den fazla şehirde, 30 milyondan fazla kişi tarafından izlendi. Gösteri, ekim ayında Beşiktaş Kültür Merkezi ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın organizasyonunda sergilenecek.

Benim bu müzikali kaçırmaya hiç niyetim yok. Duygu ve düşüncelerimi katıldıktan sonra yazıcam elbette, bu haber verme tadında bir yazı olsun istedim. Müzikalden sonra görüşmek üzere!

MOĞOL MUTFAĞI, GO MONGO

Moğol mutfağıyla ‘Go Mongo‘ sayesinde tanıştık.Türkiye’nin ilk Moğol restoranı olan ‘Go Mongo’, Suadiye Park,İstinye Park ve Meydan Alışveriş Merkezi’nde hizmet vermekte.Yemeklerini bizzat denemiş birisi olarak nefis olduğunu söyleyebilirim.Özellikle benim gibi Türk mutfağından başka tatlara kapalı birinin bile, bu denli gönlünü fethetmiş olması, sanırım benim gibi yeni lezzetlere açık kişilerin iştahını kabartacak

HADRON ÇARPIŞTIRICISI

İş dünyası, moda, sanat… Hiçbiri değil! Şu sıralar beni en heyecanlandıran gündem konusu Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”. Aralarında Türklerin de bulunduğu 5 binden fazla fizikçi ve mühendisin 10 yılı aşkın süredir üzerinde çalıştığı proje, son yılların en büyük bilim projesi olarak gösteriliyor.

Kısaca LHC olarak anılan deney laboratuvarı, Fransa-İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarında, yerin 100 metre altında 27 kilometrelik dairevi bir tünel olarak inşa edildi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Avrupa ülkelerinin yanı sıra ABD, Hindistan, Rusya ve Japonya’nın da iştirak ettiği 3,76 milyar Avro’luk proje, minik parçacık fiziğinin yıllardır kafa patlattığı dört büyük soruya cevap bulmaya çalışacak.

  • Bugün Ayın Kaçı?

    Ocak 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eki    
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  
  • Blog Kımıldamaları

    • 3,040 tık
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.