Çok heyecanlıyım. Parmaklarım kıpır kıpır. Bugün, herkesin başına gelebilecek bir şey anlatmak istedim. İki duraklık İETT aşklarını bilirsiniz. “Yok ya, nerden bilelim” demeyin. Yemem! Neyse, bugün bu olayın ‘iki bardaklık’ versiyonunu yaşadım. Sabahları, alarmı ertelemekten kahvaltı yapamadığım için pastaneye veya kafeye giderim. İşte, gündelik hayatın sıradan bir kahvaltısını daha aradan çıkarmak için her zaman uğradığım pastaneye gittim. Açmamı, çayımı aldım, dışarıdaki masalardan birine oturdum. Bi’ yandan kahvaltımı yapıp, bi’ yandan önümdeki kitabımı okuyordum. Tak! Karşı masamın sandalyesi çekildi ve ‘o’ karşıma oturdu. Ben küçük kaçamaklarla ona bakıp, kitabıma kaldığım yerden devam ediyordum ki son bakışımı havada yakaldı. Ve öylece donakaldım. Ben, “rezil oldun kızım” derken, eleman hafif bir gülümseme fırlattı ve havada yakaladığı bakışıma artistik bir vole çaktı. Bu arada ikinci çayımı höpürdetiyordum. Fena heyecan yaptım. Bir şeyler olacak galiba derken, eleman kolasını bitirdi, sandalyesini çekti ve gitti. Ya yuh kardeşim! Dur iki dakika daha, n’olacak. Çayımı bitereyim, kalkardık beraber. Neyse efendim, iki bardaklık aşk hikayesi yaşadım bugün. Sonra işime gittim.
2 Yorum
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI


Bence ayni yere bi’ daha git. keh keh
hadi kardeşim işine
bol aşklı günler sana.